Pages

Subscribe:

23 Şubat 2012 Perşembe

bunalım

Bir mengenenin içinde sanki yüreğim. Sıkıyorlarda sıkıyorlar. Gel gitlerim çok. Ruhum daralık, bulanık. Hiç çekilesi bir halde değilim yani. Etrafımdakilere yazık....

20 Şubat 2012 Pazartesi

Yazacak birşeyler bulunur elbet:)

Yazamıyorum uzun zamandır. Yazamadığım zamanda izin kullandım. Bir güzel dinlendim demeyi çok isterdim ancak çarşı pazar gezdim bütün hafta. Gelinliğimi seçtim, ıvır zıvırlarımı aldım. Çok iş hallettim yani. O kadar garip bir duygu ki şu gelinlik insan giydiği anda ruhu güzelleşiyor, durulaşıyor, saflaşıyor aynı görüntüdeki gibi. Gözlerim dolu dolu olsa da tuttum kendimi ağlamamak için. Tam hayallerimdeki gelinlikti üstüme giydiğim. Prensens gibi.. Sıra geldi ev ve mobilyalara. İnşallah bu işleri hallettiğim hız kadar onlarda da nokta atışı yapabilirim.
Yeni bir kanaviçe işine başladım ama ne zaman biter bu tempoda Allah bilir. Kanaviçeden tepsi yapıcam Özgeye. Bu arada iki lavanta kesesi daha yaptım. Canım arkadaşlarım Burcu ve Aslıya benden hediye gitti.

3 Şubat 2012 Cuma

İzin Öncesi

İki gün önce üniversitedeki ev arkadaşım geldi İzmir' e.. Nasıl mutlu etti beni.. Hani senelerce görüşmeseniz bile bir telefon konuşmasıyla başlanır ya kaldığı yerden devam etmeye. Aynen öyle işte. En son 2 sene önce yüz yüze görüşmüştük, yazında telefonla konuşmuştuk. Çok zaman geçti üstünden ama biz sanki dün ayrılmışız gibi bugün beraber güldük eğlendik. Kız kardeşim gibiydi o benim benden üç yaş küçük. o büyüdü , onunla birlikte bende büyüdüm. Şimdi ona vermek istediğim şeyleri almış iş sahibi olmuş birini görünce karşımda çok hoşuma gitti. Bana çok değişmişsin dedi. O kadar durgunlaşmışım ki bıcır bıcır değilmişim artık. Aynaya baktığımda nedense aynı duyguları ben de o kadar net hissediyorum ki:(( büyümek bu mu , yoksa adı olgunlaşmak mı bilmiyorum. Tek bildiğim içimdeki çocuğun yok olmasını istemiyorum. Ama sanırım geç kaldım:(


Dün izmire kar yağdı seneler seneler sonra. Ne mi oldu? Tabi herkes bir aptallaştı:) Alışıkmıyız biz kara. Bıraktık işi gücü saldık kendimizi meydana. Herkes çocukluğuna döndü tekrar. İşte size "bizim karımızdan" görüntüler:)) 




Bugün itibariyle izne ayrılıyorum. Bu kız ara verir bir hafta herşeye:))  Çok planlarım var bu beş gün ile ilgili, ne kadarını gerçekleştirebilirim bilmem. İzninde gelinlik seçimini de yapacağım. Bakalım ne duygu yoğunlukları bizi bekler.

20 Ocak 2012 Cuma

KARAMEL DÜNYASI



Bir kaba un, yağ ve kabartma tozunu ekliyoruz. Daha sonra şekeri teflon tavada orta ateşte eritiyoruz. Rengi istediğimiz tona ulaşınca üzerine soğuk olan kremayı ekliyoruz ve bekletmeden karıştırıyoruz. Hazırladığımız karamelize karışımı un karışımına ilave ediyoruz ve yoğuruyoruz. Ceviz büyüklüğünde şekiller verip toz şekere bulayıp 180 derece fırına verebeliriz. İstersekte daha küçük boyutta yuvarlaklar yapıp fırından çıktıktan sonra üstüne pudra şekeri serpip kahvelerin yanına ikram edebiliriz

NOT: Pişirme süresi yaklaşık 10 dk. gözünüz fırında olsun:)Ayrıca fırından çıktıktan sonra 5 dk kurabiyenin sertleşmesini bekleyip, servis tabağına öyle almanızı tavsiye ederim.Kapalı bir kapta 1 hafta kadar saklanabiliyor 



17 Ocak 2012 Salı

Kitap Kurdu

Uzun yazılar yazamadığım elimin sığ olduğu bir dönemdeyim..Beynimden geçen çok aslında da parmaklarımdan dökülemiyor işte cümleler, nedendir bilinmez...Kafam yorgun, vücudum yorgun...tatil tatil tatil diye sinyaller çakıyor her bir hücrem..

Haftasonu bir sürü kitap aldım hepsini de kendimce bir sıraya soktum..





Önceliği çoookk eski bir kitap olan "puslu kıtalar atlası' na" verdim. ( sevgilimin okumam için yoğun ısrarları üzerine )










Sonrasında "küçük mucizeler dükkanı"nın kahramanlarını unutmadan ikincisini de okumak lazım dedim ve "bir yumak mutluluk" kitabı 2. sırada yerini aldı :)








Üçüncü sıraya tarihi dokusunun bol olduğunu düşündüğüm "elma çekirdeği" kitabını koydum...









Ve son olarak arka kapağından iki kadının iç acıtıcı hikayesi olduğunu anladığım "Araf"' ı okumaya karar verdim.






Hayatım hiç yoğun değilmiş gibi, beynim çok boş, kitaba tamamen kendimi verebilecekmişim gibi aldım bu kitapları. Ama ne yapayım dayanamıyorum söz konusu kitap olunca. Puslu Kıtalar Atlası' nı okumaya başladım bile. Haydi bakalım gözlerime kuvvet:)))

4 Ocak 2012 Çarşamba

sandıktan çıkanlar...

Annemin çeyiz sandığının içindekiler şu sıralar benim çeyizim için geri dönüşüme alındı :) Bir zamanlar gri simli, ışıl ışıl komple dantel olan yatak örtüsü tek tek motiflerine ayrılarak yeni bir yatak örtüsü haline getirildi. Motiflerin ortalarına ise güzel güzel inciler işlendi.





ve böylelikle sıfırdan bir yatak örtüsü daha olşuturulmuş oldu...

Bunun yanı sıra parça parça kalan bir kaç dantelin birleşiminden çay servisi için oluşturulan masa örtüsünün üzerine, antika sayılabilecek turuncu takımlar da eklendi:)